18 Ağustos 2009 Salı

KARS-ATAKÖY'ÜMÜZDEN GÖRÜNTÜLER





KARS VE ATAKÖY'ÜMÜZLE İLGİLİ DİĞER FOTOĞRAFLARA ULAŞMAK İÇİN TIKLAYIN:
Posted by Picasa

16 Ağustos 2009 Pazar

ARKADAŞIM.

Aylar geçse, yıllar geçse,
Bel bükülüp diş dökülse,
Hep saçlarım beyaz olsa,
Ben senin ismini asla,
Unutamam, unutamam.

Gözde gözlük, elde asa,
Gezerek gönlüm yorulsa,
Alacağım her nefeste,
Ben senin ismini asla,
Unutamam, unutamam.

Görülmemiş bir dert bulsa,
Her yerim yarayla dolsa,
Garip başım dara kalsa,
Ben senin ismini asla,
Unutamam, unutamam.

Cancağızım olsa hasta,
Kapımı çalınca posta,
Göç gününde son nefeste,
Ben senin ismini asla,
Unutamam inan ki!

5 MAYIS 1974
Yılmaz KANDEMİRCİ
Kars-Tekneli köyü
İLKÖĞRETM HAFTASI.

Merhaba arkadaşlar,
İşte yine sonbahar,
İçimizde heyecan,
Açıldı tüm okullar.

Kız erkek ayrılmadan
Hep okula koşalım.
El ele tutuşarak
Eğlenelim coşalım.

Durmadan çalışalım,
Her zorluğu aşalım,
Atanın gösterdiği
Hedefe ulaşalım.

Bayraklarla süslendi
Yurdumun her köşesi,
Kutlu olsun herkese
İlköğretim haftası.

12 Eylül 2008
Yılmaz KANDEMİRCİ
İZMİR

17 Haziran 2009 Çarşamba

SEHER YELİ.

Esme seher yeli esme,
Dökeceğin yaprağım yok,
Bana derler bir ağaç dik,
Dikilecek toprağım yok.

Seher yeli serin olur,
Dost yarası derin olur,
Bağ beslersen gülün olur,
Gül dikecek bir bağım yok.

Bülbüller öter seherde,
Kimsesizim gurbet elde,
Giriftar oldum her derde,
Derdime bir ortağım yok.

Seher yeli esti, coştu,
Gençliğim başımdan uçtu,
Saçlarım hep beyazlaştı,
Durduracak bir gücüm yok.

3 NİSAN 1996
Yılmaz KANDEMİRCİ
İZMİR

5 Mayıs 2009 Salı

KÖYÜME ZİYARET

KÖYÜME ZİYARET


Yıllar oldu ben köyümden ayrıyım,
O güzel köyümü gezmeye geldim.
Çocukken derede gölme yapardık,
Yine gölme yapıp yüzmeye geldim.

Ekmek aş yüzünden köyden ayrıldım,
Gurbet ateşiyle yandım kavruldum,
Yıllardır dostlardan çok ayrı kaldım,
Eski dost, arkadaş görmeye geldim.

Deresi var, bandozu var, harğı var,
Bulağlardan akar buz gibi sular,
İçenlere abu-hayat sunarlar,
Orta bulağdan su içmeye geldim.

Köyümün hasreti burnumda tüter,
Atamız, anamız orada yatar,
El açıp başında edip dualar,
Kabrini ziyaret etmeye geldim.

Gurbete gidenler köye gelirdi,
Akrabalar buna çok sevinirdi,
Gelen gurbetçiye kuzu keserdi,
Bende kuzu eti yemeye geldim.

Köyümde yemekler türlü türlüdür,
Ğengeli, ğaşılı pilav ünlüdür,
Kar yiyen kazları kesme günüdür,
Kaz eti çok güzel yemeye geldim.

İlkbaharda herkes çifte çıkardı,
Belinde peştamal tohum seperdi,
Düzde satancılar meyve satardı,
O tatlı meyveden yemeye geldim.

Arpa biçiminde çöle giderdik,
Modyam olup tarlaları biçerdik,
Sabah yemeyinde pişi yiyerdik,
Tırpan alıp tarla biçmeye geldim.

Yaz gelince yaylamıza çıkardık,
Türkü söyleyerek halay çekerdik,
Gaymak, guymak, kete, nezikler yerdik,
Güzel yaylamızı görmeye geldim.

Köylülerin çoğu köyden göç etmiş,
Binalar yıkılıp duvarlar çökmüş,
Eski ustalarda köyü terk etmiş,
Yıkılan evleri dikmeye geldim.

Gündüz hayalimden, gece düşümden,
Köyümün sevdası gitmez başımdan,
Vazgeçemem toprağından, taşından,
ATAKÖYÜM seni görmeye geldim,
Yılmaz'ım eski günleri anmaya geldim.

1 MAYIS 2009 Yılmaz KANDEMİRCİ
İZMİR.

22 Nisan 2009 Çarşamba

23 NİSAN

Yıl 1920 aylardan Nisan,
Toplandı delegeler yurdumun dört yanından,
Yükseldi o gün bir ses dedi millet egemen,
Kurtuldu milletimiz yöneten tek insandan.

Egemenlik ulusun diye haykırdı atam,
Kaldırıldı ülkemden padişahlık ve sultan,
Bu günün sevinciyle coşupta taşar insan,
Sevinelim, coşalım, çalışalım durmadan.

Tasaya gama paydos sona erdi kötü gün,
Bu seviçli gününle öğün türk oğlu öğün,
Eğmeyeceksin artık hiç bir kimseye boyun,
Tarihe şanla yazdı, senin o yüce soyun.

Artık millet söz bizde sandıklara gidelim,
Bizi yönetenleri oyumuzla seçelim,
Bir oy ne ki demeyip kıymetini bilelim,
"Damlaya, damlaya göl olur." unutmayalım.

Geride kaldı keder kurtuldu bütün vatan,
Çocuklara armağan bu gün büyük atadan,
Milletce parolamız artık yönetim halktan,
Sevinelim hepimiz bu gün 23 NİSAN.

22 NİSAN 2009 Yılmaz KANDEMİRCİ
İZMİR

18 Nisan 2009 Cumartesi

GÜVENME HİÇ HAYATA


Aldanmışsın dünyaya ne yazık sonu boştur.
Hayaller hep nafile ümidin sonu yoktur.
Güvenme hiç hayata dur demez yaşlarına,
Her gün birini ekler ağaran saçlarına.

İnanma sevgiliye sevginin sonu boştur.
Düşersin bir kalpsize çilenin sonu yoktur.
Güvenme hiç hayata dur demez yaşlarına,
Her gün birini ekler ağaran saçlarına.

Bağlanma kadehlere içkinin sonu boştur.
Aldanma sarhoşluğa inan ki sonu yoktur.
Güvenme hiç hayata dur demez yaşlarına,
Her gün birini ekler ağaran saçlarına.

Gençliğe bel bağlama sonu ihtiyarlıktır.
Yaşadığın gün kârın sonumuz mezarlıktır.
Güvenme hiç hayata dur demez yaşlarına,
Her gün birini ekler ağaran saçlarına.

08 NİSAN 1974 Yılmaz KANDEMİRCİ
Kars Tekneli Köyü

16 Nisan 2009 Perşembe

İLK BAHAR



Vurdu güneş sıcağı,
Toprağın ensesine,
Sürdü karı soğuğu,
Dağların tepesine.

Havaya suya derken,
Düştü cemre toprağa,
Ağaca su yürüdü,
Canlandı bütün doğa.

Kar kapıdan yok oldu,
Artık her taraf yeşil,
Kırlar arıyla doldu,
Açıl çiçeğim açıl.

Gürleyen gök sesiyle,
Yeşerdi bütün yerler,
Kırlar çiçekle doldu,
Koşun kıra çocuklar.

Kalkın çiftçi kardeşler,
Başlan artık işlere,
Su verin, çapa vurun,
Yeşeren yemişlere.

Çevre ak yorganını,
Verdi yeşile ala,
Kışım sana elveda,
Kavuştuk İLKBAHARA

Yılmaz KANDEMİRCİ
7.04.1974 Kars Tekneli köyü